Elektrikli Araçların Geleceği

/ / Blog

Günümüzde en sık duyduğumuz teknolojilerden biri olan elektrikli araçların tarihi 1800’lü yıllara dayanmaktadır.  100 yıldan daha uzun bir süre önce tanıtılan elektrikli arabaların popülerlikleri son yıllarda hızla artmaya devam etmektedir. İster hibrit, ister plug-in hibrit, isterse tamamen elektrikli olsun, fiyatlar düştükçe ve tüketiciler tasarruf etmenin yollarını aradıkça elektrikli araçlara olan talep artmaya devam edecek. Elektrikli araçlara artan ilgiyle, bu teknolojinin nerede olduğuna ve nereye gittiğine göz atalım.

 

Gelişim Süreci

20. yüzyılın ikinci yarısında elektrikli araç endüstrisinde çeşitli çalışmalar olsa da, elektrikli aracın gerçek çıkışı 21. yüzyılın başlarına kadar gerçekleşmedi. Elektrikli araçlar üzerinde gördüğümüz ilgiyi ateşleyen iki olay dikkat çekmektedir. Elektrikli araçlarda ilk dönüm noktası Toyota Prius’un piyasaya sürülmesiydi. 1997 yılında Japonya’da piyasaya sürülen Prius, dünyanın ilk seri üretilen hibrit elektrikli aracıdır. 2000 yılında Prius dünya çapında piyasaya sürüldü ve büyük bir etki yarattı. Toyota, Prius’u gerçeğe dönüştürme aşamasında nikel metal hidrit pil tenolojisini kullandı. O zamandan beri, yükselen benzin fiyatları ve karbon kirliliği konusundaki artan endişe ile beraber elektrikli araçla hep gündemde kaldı.

Elektrikli araçların yeniden şekillenmesine yardımcı olan bir diğer olay ise 2006’daki duyuruydu. Küçük bir Silikon Vadisi girişimi olan Tesla Motors, tek bir şarjla 200 milden fazla gidebilen lüks bir elektrikli spor araba üretmeye başlayacaktı. Tesla ,2010 yılında California’da bir üretim tesisi kurmak için Enerji Bakanlığı’nın Kredi Programları Ofisi’nden 465 milyon dolarlık kredi aldı. O zamandan bu yana kısa sürede Tesla, otomobilleri için büyük beğeni topladı ve Kaliforniya’daki en büyük otomobil firması haline geldi. Tesla’nın başarısı, birçok büyük otomobil üreticisini kendi elektrikli araçları üzerindeki çalışmalarını hızlandırmaya teşvik etti.

Teknoloji

Elektrikli araçlar teknolojisi denildiğinde farklı teknolojilere sahip araçlar karşımıza çıkmaktadır. Bu teknolojiler şu şekildedir.

Hibrit Elektrikli Araçlar

 

Emisyonlarını azaltmak isteyen ancak şarj ile uğraşmak istemeyen veya şarj edebilecek istasyonlara erişimi olmayan sürücüler için uygun teknolojidir.

Hibrit elektrikli araçlar, içten yanmalı bir motoru bir elektrik motoru ve bataryaya sahiptir. Güç üretmek için benzine veya alternatif yakıta ihtiyaç duyarlar. Bataryayı şarj etmek için fişe takılı olmalarına gerek yoktur. Bataryalar motor tarafından ve frenleme sırasında rejeneratif frenleme adı verilen bir süreç tarafından şarj edilir.

 

 

 

-Plug-in Hibrit Elektrikli Araçlar

Elektrikli sürüş gerçekleştirilebilen ancak yine de tüm sürüş ihtiyaçlarını karşılamak için ayrıca bir yakıt seçeneğine de ihtiyaç duyan araçlardır.

Plug-in Hibrit Elektrikli Araçlar, hem yalnızca yakıt hem de yalnızca elektrikle sürüş imkanı verir. Yüzde yüz elektrikli araçlara göre daha küçük pillerle, prize takarak ve rejeneratif frenlemeyi kullanarak şarj olabilmektedirler.

 

 

 

-%100 Elektrikli Araçlar

 

Sıfır egzoz emisyonuna sahip araçlardır. Bu araçlar, elektrik motoruna güç sağlamak için daha büyük bataryalara sahiptirler. Elektrik şarj istasyonlarında, evlere veya işletmelere kurulacak Solarşarj ile şarj edilebilirler. Çok az bakım gerektiren bu araçlarda asla yağ değişimine veya ateşleme bujilerine ihtiyaç yoktur.

 

-Yakıt Hücreli Elektrikli Araçlar

 

Bir bataryaya sahip bu elektrikli araçlar, sıfır emisyonlu sürüşünü hidrojen yakıtı ile gerçekleştirmek isteyen sürücüler için uygundurlar. Hidrojen yakıtlı araçlar yerleşik bir tankta depolanan hidrojen gazı ile havadaki oksijen arasındaki kimyasal reaksiyondan elde edilen enerjiyi aracın elektrik motoruna güç sağlamak için dönüştürürler

 

Dünya’da Güncel Veriler

Küresel elektrikli araç piyasasında sektörünün mevcut durumunu anlamak için son birkaç yılda yaşananlara bir göz atalım. 2019’da dünya genelinde hafif elektrikli araç sayısı 2018’e göre sadece %9 daha fazlaydı.[1] Bu, önceki altı yılın %46 ile %69 arasındaki büyüme oranlarına göre büyük bir düşüş olarak dikkat çekmektedir. Bu düşüşün sebepleri, 2019’un ikinci yarısında en büyük iki pazar olan Çin ve ABD’de satışların düşmesidir. Ancak en büyük iki pazardaki yavaşlayan satışlara rağmen küresel elektrikli araç satışları yine de arttı. 2020 yılında pandeminin de etkisi ile genel olarak yeni otomobil satışlarında büyük bir büyüme görülmedi. Bu durum sadece elektrikli otomobil pazarında değil, tüm araçlar COVID-19 salgını ve ardından gelen ekonomik gerilemeden olumsuz etkilendi. 2020 yılının başında küresel elektrikli araç satışlarında COVID-19 nedeniyle oldukça düşük iken, yılın devamında 2020 yılı pandemi ve etkilerine rağmen şaşırtıcı derecede olumlu geçti. Küresel elektrikli araç satışları 2019’a göre %43 arttı ve küresel elektrikli otomobil endüstrisi pazar payı 2020’de %4,6 gibi rekor bir seviyeye yükseldi.

Dünyanın önde gelen ülkelerinin çoğunun artık ciddiye aldığı bir karbonsuzlaştırma mücadelesi verdiği 2021 yılı, elektrikli araç satışları tarihinde bir oyun değiştirici yıl olabilir.  Yıl sonuna kadar küresel olarak 6,4 milyon aracın (%100 elektrikli ve plug-in elektrikli araçlar) satılması beklenmektedir. Bu rakamlar yıllık %98’lik bir artışa denk gelmektedir.

 

 

 

 

Blog güncellemelerini alın

TOP